BAKAR GİBİ BAKMAK

Aradığım şeyin defalarca önümde olması ama benim bunu görmediğim durumda aile bireylerimin sık sık söylediği cümle. Bakar gibi bakmak. Kimi zaman azarlanırken kimi zaman da şaka amaçlı dalgın olduğum vurgulanırken kullanılır bu cümle.

Kendimi bildim bileli iç dünyamda sürekli gözlemlediğim şeyleri yargılar bazense kendimle çelişkiye düşer cevaplar arar veya kendimle tartışırım. O kadar çok yaşarım ki bu durumu, bunun hatrına ben de küçük yaşta yazmaya başladım. Bu karmaşıklığı, bu düşünce halimi hep günlüklerime yansıtmışım. Hoş, büyüdükçe sosyal medyada kendime yer edince oraya da dökmek istedim hep. Belli bir yerden sonra deftere yazmaya yetişemiyordum ama klavyede yazarken aklımdakileri saniyesinde takır takır yazabiliyordum. Bu sebeple iç dünyamın ışıklarını instagram, twitter gibi yerlerde göstermek istedim. Sonrasında çok rahatsız oldum tabii, çünkü buraya kadar dikkatli okuduysanız 'günlüğüme yazdığım alışkanlığımı' sosyal medyaya taşımıştım. Hatır kelimesini şöhret ve unvanında yaşatan, hangi postuna ne kadar beğeni geldiğinin derdine düşen, kocaman 'kör' samimiyetsizlerin ortasına asıl görmeleri gereken gerçekleri sunmaya kalkmıştım. Çok zorlandım, kimse anlamadı. Çünkü aynı kulvarda değildik, denk değildi bakışlarımız. Ben yolda yürürken taşın ortasını yararak filizlenmiş çiçeği görecek doğrusu bunu fark edecek kadar şanslı ve bunu fotoğraflayacak kadar da hevesliydim. Asıl hayal kırıklığı da bu zaten. Fotoğraflarımın veya yazılarımın derdinde değildi kimse çünkü herkes bakar gibi bakmayı bırakmıştı. Hiç unutmam verdiğim örnekte bir hevesle çektiğim o fotoğrafı bir zamanlar hayatımda yeri olan birisine heyecanla göstermiştim. Bana ''E ne var bunda?'' demişti. O an o kişiyi çok sevmeme rağmen onun da sıradan olduğunu, olaylara düz baktığını görebilmiştim. Bakar gibi bakmamış, dümdüz keriz gibi bakmış. Bu çok basit bir örnek, bakar gibi bakmanız için mutlaka önünüze taşı yararak filizlenmiş çiçekler çıkmak zorunda değil. Bazen o çiçekler, çevremizdeki insanlardır. O kadar çok olaya şahit oldum ki her seferinde her insanın bambaşka hayatının olduğunu gözlemledim. Bunların çoğuna dışarıdan, çoğuna bizzat hayatın içinden baktım. Kimisi bu örnekteki çiçek olup etrafındaki güçlüklere rağmen onları aşarak filizlenebiliyor, kimisi o çiçeğin filizlenmesine engel olacak taş oluyor.
                                                                                                                                                                                                                                                                                       
Şimdi bu yazıları yazan ben, yoldan geçerken şahit olan durumunda değil; artık o                  filizlenecek çiçeğin bizzat kendisi olmak için böyle bir girişimde bulundu. Artık zamanı          geldi. İç dünyamda ele aldığım her konuyu buraya dökmenin, filizlenen çiçekleri ve ısrarla taş olmaya devam edenlerin hikayelerini -farklı bakış açıları oluşturmak maksadıyla- paylaşmamın zamanı geldi. 
  
 

Sevgiler.🍀
                                                        Bahar.                                                             
                                                                              


Yorumlar

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar