VAR OLMAK

Var olan herhangi bir şeyi bedeni, cismi vb. yok etmemiz için anca toprak altına gömmek ve zamanla parçalara ayrılmasını beklemek gerekir. Fikir öyle değildir. Fikri yok edemezsiniz, etseniz dahi mutlaka ardında kendisinden bıraktığı başka fikirler vardır bilincinizde.

 Düşünceye sebep olan varlıklar gömülmeyecek vaziyetteyse hele sizi kovalar. Bu varlık canlıdır. Hepimizin birtakım işleri yoluna koyarken düşünmekten kaçtığı, kafasında var olan ama yok etmek için çaba harcadığı bir canlı mutlaka vardır. Gündelik hayatta -cani olmayarak öldürmediğiniz için- silemediğimiz bu varlığı yokmuş gibi davranarak kaçarız çoğu kez. Biz ne kadar karalarsak karalayalım veya ne kadar karalanırsak karalanalım. Üzerimize çizgiler de atılsa toprağın altına girmediğimiz müddetçe hiçbir çizgi bizi yok etmez. Hatta aksine daha çok var eder. Gerçekten var olduğun için üstün çizilir zaten. Bilinçte yer kapladığımızdan yok sayılır hayatlarımız. Yok sayan rahat rahat uyuyabilsin diye. Bu yüzden anlamsızdır, kendi varlığını vurgulamak isteyen insanların kendisini küçük duruma düşürmeleri. Hepimiz varız ve bunu kanıtlama çabamız boş. İlişkileri, dostlukları, kadememizi... İstediğimiz kadar yok edemediğimiz canlıları yok sayalım ya da kendi varlığımızı öne çıkaralım, o kişiyi silemeyiz. Çünkü geçmiş, beraberlik ve anı yaşatır kişiyi. Bedenen silinmeyeni, fikir nasıl siler? Gerçi, evrenin kuralı gereği en çok bedenen silineni fikrinden silemez insan.

 Var olduğunu bilerek tüm bu küçük düşürülen insanlara verilen tek cevaptır duruş. Duruş. Karşılanan olgunluk ve fikren kabullenilmiş gerçeğin eseridir. Şimdi ben varım fikirlerde, bilinçlerde ve anılarda.. Var olmaya da devam edeceğim duruşumla. Ruhum bedenimi terk ederse o anda evrenin kuralı devreye girecektir mutlaka. Buradaki hikaye benim. Ama ben farkındayım, var olduğumun. Bundandır kanıtlanma çabasından uzak, kabulleniş içinde soğukkanlı ve sakince duruşum.
Olması gerektiği gibi...





Yorumlar

Popüler Yayınlar